Avrupa’nın farklı ülkelerinden yola çıkan gurbetçi Türklerden oluşan bir grup, umre ibadetini baştan sona motosikletle tamamladı.
Dönüş yolculuğunu da motosikletle gerçekleştiren grup, Ürdün’ün Salt şehrindeki Türk Şehitliği’ni ziyaret ederek dua etti. Şehitlikte yer alan müzeyi de gezen gurbetçiler, duygu dolu anlar yaşadı ve gözyaşlarını tutmakta zorlandı.

Motosikletli umreciler, geçtikleri Suriye ve Ürdün gibi Arap ülkelerinde halkın motosikletlerindeki Türk bayraklarını görünce büyük sevgi gösterilerinde bulunduğunu ve kendileriyle fotoğraf çektirmek için adeta yarıştıklarını belirtti.
Umre yolculuğuna çıkanlar, en çok Suriye’de Türkçe konuşan kişilerin sayısının fazlalığına şaşırdıklarını dile getirdi.
Gurbetçi umreciler, motosikletle gerçekleştirdikleri yolculuğun hikayesini ve kutsal topraklarda edindikleri deneyimleri paylaştı.

Hollanda’dan Mekke’ye motosikletiyle seyahat eden 61 yaşındaki Behzat Bülent Başçı, bu süreçte pek çok zorlukla karşılaştığını, ancak motosikletle seyahat etmenin kendisine özgürlüğün bir simgesi gibi hissettirdiğini ifade etti.
Motosiklet yolculuğunun zorluğunu vurgulayan Başçı, yol boyunca yağmura sıkça maruz kaldıklarını, bu kez kar yağışıyla karşılaşmasalar da koşulların zaman zaman zorlayıcı olduğunu belirtti. Buna rağmen motosiklet üzerinde yol almanın insana ayrı bir özgürlük duygusu kattığını söyledi ve özellikle Suriye’de insanların kendilerini içtenlikle karşıladıklarını ekledi.
Çok sayıda Suriyelinin Türkçe bilmesini şaşkınlıkla karşılayan Başçı, motorlarına yaklaşan insanların Türkçe konuşarak kendilerine hitap ettiklerini aktardı. “Hemen motorlarımızın yanına geliyorlar. Suriye’de artık Türkçeyi bilen çok insan var. ‘Abi ben Türkiye’de yaşadım’ diye konuşuyorlar,” diye ifade etti.
Başçı, Ürdün’deki Salt Türk Şehitliği’ni ziyaret ettiği sırada duygusal anlar yaşadı ve gözyaşları arasında şunları söyledi:
“Evet, burada 300’den fazla şehidimiz var. Bu şehitler 1918 yılında hayatını kaybetmiş. Cesetleri 1973 yılında bir mağarada bulunmuş. Henüz bulunamamış daha birçok şehidimiz var. O zamanlar Suriye de Osmanlı toprağıydı; buralar da Osmanlı’ya aitti. Sonuç olarak her yerde şehitlerimiz var. Hepsi bizim şehitlerimiz.”
Motosikletle yaptığı bu yolculuğun ilk umre seferi olduğunu belirten Başçı, “Mekke’ye varmadan önce ihrama girdik. İhramlı olarak 200 kilometre boyunca motosiklet üzerinde ilerlemek insana ayrı bir zorluk yaşatıyor, ama sabretmeyi öğreniyorsunuz,” dedi.
Motosikletli umre grubunda yer alan Sait Bülent Kocaoğlu, daha önce Avrupa’yı motosikletle adım adım gezdiklerini ve Mekke ile Medine’yi ziyaret ederek umre yapmanın her zaman hayali olduğunu ifade etti.
Motor kulüpleri olarak geçmiş yıllarda Asya ve Afrika ülkelerini, hatta farklı kıtaları gezdiklerini belirten Kocaoğlu, bunun yanında kalplerinde sürekli taşıdıkları bir hayalin de motosikletleriyle Mekke’ye gidip umre yapmak olduğunu vurguladı. Yolculukları sırasında birçok yerde insanların motosikletle umre yolculuğunda olan grubu şaşkınlıkla karşıladığını dile getirdi.
Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan gibi güzergâhları boyunca yerel halkın kendilerine oldukça sıcak ve misafirperver bir şekilde yaklaştığını söyleyen Kocaoğlu, bu deneyimin kendileri için unutulmaz olduğunu belirtti.
Hollanda, Belçika ve Almanya’dan yola çıkarak Suudi Arabistan’ın güneyine kadar motosikletle seyahat etmek, özellikle sıcak hava koşulları ve motor kıyafetleriyle ciddi bir cesaret gerektiren bir durum olarak değerlendiriliyor.
“Hollanda’dan Mekke’ye tam 1 buçuk haftada geldik” diyen Kocaoğlu, Mekke ve Medine’de kendilerini etkileyen birçok şey bulunduğunu, ancak özellikle Salt Türk Şehitliği’nin farklı bir manevi atmosfer sunduğunu ifade etti.
Kocaoğlu, seyahatleri sırasında yağmur, kar ve soğuk hava yaşadıkları ülkeler olduğunu, güney bölgelerine ulaştıklarında ise 40-45 derece gibi yüksek sıcaklıklarla karşılaştıklarını belirtti.
Motosikletle yapılan umre yolculuğunun uçak veya araçla yapılan seyahatlere kıyasla daha zor olduğunu vurgulayan Kocaoğlu şu sözlerle devam etti:
“Geçmişte İpek Yolu gibi güzergâhlarda insanlar haftalarca, hatta aylarca deve ve at sırtında yolculuk ederdi. Biz motorcular olarak zorluğu seven bir topluluk olduğumuz için bu macerayı deneyimlemek istedik. Başardığımıza inanıyorum; Allah herkese nasip etsin.”
Suriye’de çocukların motosikletteki Türk bayrağını görünce gülümsemesi başka bir gurur. Avrupa’dan Mekke’ye giden ilk Müslüman Türk kadın motorcu olduğunu söyleyen Şeyma Zararsız da şu ifadeleri kullandı:
“Bunu aslında planlamadım. Kısmet bana imiş, Hiç ilk ben olacağım diye bir düşüncem olmadı. Türk kadını olarak bunu başarmak benim için çok büyük bir gurur. O kutsal topraklara rahat değil de, zorlukları aşarak ulaşmak ayrı bir mutluluk, ayrı bir gurur.
“Suriye’de motosikletlerindeki Türk bayrağını gören çocukların gülümsemesinin gurur verici bir tablo olduğunu dile getiren Zararsız, şunları söyledi:
“Türk bayrağını çocuklar gördüğünde yüzleri güldüğü an bambaşka duygu veriyor tabi. Suriye’de çocukların gülümsemesi, Türk demesi, bayrağı göstermesi gerçekten büyük bir gurur.”
“İhramla 40 derece sıcaklıkta 180 kilometre gitmek baya zorladı
“Motosikletle umre yolculuğu yapan Yücel Tekin de yol boyunca 7-8 motorcuyu bir arada gören çok sayıda kişinin kendileriyle fotoğraf çektirmek ve sohbet etmek istediğini anlattı.
Suriye’den geçerken çok üzüldüğünü, çünkü yıkılmamış bir ev görmenin neredeyse imkansız olduğunu söyleyen Tekin, “Çocuklar, Türkçeyi yıllardır bizim ülkede kaldıkları için su gibi konuşup ‘Aaa Türkiye’den geliyorsunuz. Ben de 5 sene orada kaldım, İstanbul’da kaldım, Edirne’de kaldım’ derken bayağı bir iletişim oluyordu. Çok da rahat bir iletişim oldu. Bu da bizi biraz gerçekten duygulandırdı.” ifadelerini kullandı.
İhramla motor yolculuğunun zorlu olduğunu vurgulayan Tekin, “40 derece sıcaklıkta ihramla 180 kilometre gitmek bize baya bir zor geldi ama sonuçta kutsal topraklara ulaşmamız bizim amacımızdı. Sonuçta orayı da gördük, hedefimize de ulaştık. Allah’ım kabul etsin diyorum.” dedi.
Motosikletli umreciler sınırlardan geçerken Türk misyonlarının kendilerine çok yardımcı olduğunu dile getirerek onlara teşekkürlerini iletti.
Flaman turistler kurtarıldı
1
Belçika’da 3 seçim bölgesinde oy kullanılacak
110168 kez okundu
2
Boşanma davasında eşlerin Türkiye’deki banka hesapları paylaşılır mı?
45008 kez okundu
3
YURTDIŞINDA YAŞAYAN TÜRKLERE E – DEVLET SİSTEMİNİN FAYDASI VAR MI ?
19657 kez okundu
4
Belçika’da eşi tarafından öldürülen anne ve oğlunun cenaze namazı kılındı
18541 kez okundu
5
Belçika’nın Gent şehrinde kayıp 14 yaşındaki Türk kızı Naran Karakaya için arama çalışması başlatıldı
18008 kez okundu