İstanbul AZ BULUTLU 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Birleşmiş Milletler barış gücü büyük ölçüde küçülüyor

Birleşmiş Milletler barış gücü büyük ölçüde küçülüyor
0

BEĞENDİM

Belemtürk Haber Merkezi – Birleşmiş Milletler barış gücünün uzun ve çalkantılı tarihi sona eriyor. Barış gücü, büyük ölçüde küçültülüyor ve hatta kuruluş amacına uygun olarak Orta Doğu’da barışı tesis etme görevinden bile muaf tutulacak.

Kaynak sıkıntısı nedeniyle Birleşmiş Milletler, barış gücü askerlerinin dörtte birini geri çekmek zorunda kalıyor. 2027 itibarıyla Güney Lübnan’da aktif bir barış gücü bulunmayacak.

Barış gücünün etkisinin giderek azaldığını gösteren daha önemli bir işaret ise şu anda dünyadaki en kritik iki çatışmada herhangi bir rol için bile değerlendirilmemesi. Ne Ukrayna barış planında ne de Gazze’deki kırılgan ateşkeste onların katkısından söz ediliyor.

Orta Doğu’daki gerginliği kontrol altına almak, uluslararası bir barış gücü fikrinin ortaya çıkışına zemin hazırladı. Bu birliklerin tarafsız askerler olarak tanınabilmesi büyük önem taşıyordu. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler logosunun rengini taşıyan mavi miğfer ya da bere kullanıyorlar.

1948 yılında, o dönemde Birleşmiş Milletler Ateşkes Gözetim Örgütü olarak bilinen yapının çatısı altında yürütülen misyonların, dünya çapındaki çatışmalara barış getireceğine dair asil ve oldukça iyimser bir düşünce ortaya atıldı. Bu fikri harekete geçiren temel unsur, Arap ülkeleri ile yeni kurulan İsrail devleti arasındaki gerilimi daha da körükleyen Filistin’deki İngiliz Mandası’nın sona ermesiydi.

Bir yıl sonra, Pakistan ile Hindistan arasındaki Keşmir anlaşmazlığının tırmanmasını önlemek amacıyla askeri gözlemci grubu UNMOGIP oluşturuldu. Bu gelişmeyle birlikte BM barış gücü, küresel çapta faaliyet gösteren bir yapı haline dönüştü. Günümüzde, Kosova, Kıbrıs ve Hindistan ile Pakistan’ın da dahil olduğu 11 farklı misyonda, 120 ülkeden yaklaşık 60 bin personel hizmet vermekte.

Birleşmiş Milletler, 13 bin ila 14 bin askerini geri çekmek zorunda kaldı

Bu durum, ABD Başkanı Donald Trump’ın dış yardımlardaki kesintilerinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. ABD, Çin ile birlikte en büyük bağışçılar arasında yer alıyor. Belçika ise en başından beri destek sağlayan ülkelerden biri. Belçika askeri Somali, Ruanda, Lübnan, Kongo, Mali ve Orta Doğu’daki görevlerde aktif olarak bulunuyor ve bu katkıları sürdürmeye devam ediyor.

BM Barış Gücü’nün en parlak dönemi 1980’lerdi. Hatta 1988 yılında BM Barış Gücü, Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü. Ancak bu oluşum, çok daha uzun bir geçmişe sahip. Bundan on yıl önce, aktif görevdeki BM barış gücü personeli sayısı 110 bin civarındaydı. Beş yıl sonrasında ise, kısmen Trump yönetiminin ilk döneminde uygulanan bütçe kesintilerinin etkisiyle bu sayı 90 bine geriledi.

Bu nedenle, BM kayda değer bir başarı sağlamaktan uzak kaldı ve Orta Doğu’daki ilk operasyonlar bile birden fazla savaşı engelleyemediği gibi, Pakistan ile Hindistan arasındaki çatışmalara da mani olamadı.

Ölü sayısı da bu durumu etkileyen unsurlardan biri oldu

Barışı koruma görevleri sırasında 4 bin den fazla asker hayatını kaybetti. Bu kayıplar arasında, 1994’teki soykırımın öncüsü olarak kabul edilen Ruanda’da öldürülen 10 Belçikalı asker de bulunuyordu. Bir yıl sonra, barış gücünün müdahale edemediği başka bir trajedi gerçekleşti. Srebrenitsa’da, Bosnalı Sırp güçleri tarafından 8 bin 373 Müslüman katledildi.

1990’ların sonlarından itibaren, misyonların odak noktası büyük ölçüde terörle mücadele operasyonlarına yöneldi. Çad, Mali, Nijer ve Nijerya’ya gönderilen birliklerin başlıca hedefi, IŞİD ile bağlantılı gruplar ve Boko Haram’a karşı mücadele yürütmek olmuştur.

Barış güçlerinin çalışmaları, bugüne dek oldukça faydalı olmuş ve olmaya devam etmiştir. Ancak, katılımcı ülkelerin motivasyonları bazen sadece barışı koruma amacıyla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda ulusal çıkarlarla da şekillenebiliyor. Uluslararası hukukun üstünlüğünü sağlama, bir yandan barışa katkı sunarken bir yandan da süper güçler arasındaki jeopolitik mücadelenin bir aracı haline dönüşüyor. ABD, Trump döneminden çok önce, Washington için stratejik öneme sahip olan bölgelerde görev almayı tercih etmişti. Öte yandan, Başkan Xi Jinping liderliğindeki Çin, 2015 yılından itibaren barış güçleri konuşlandırma süreçlerinde daha belirgin ve etkin bir rol üstlenmeye başladı. Bu durum, Çin’in uluslararası arenada imajını güçlendirme çabasını ve aynı zamanda bu ülkelerle ekonomik ve askeri bağlar geliştirme stratejisini yansıtıyor. Çin’in bu bağlamda öncelikli tercihleri arasında, özellikle maden kaynakları açısından zengin Afrika ülkeleri öne çıkıyor.

Barış gücü askerlerinin önemli bir bölümü günümüzde Sahra Altı Afrika ülkelerinden temin ediliyor. Bu ülkeler, genellikle kendi ulusal çıkarlarını korumak adına komşu ülkelere asker göndermeyi tercih ediyor. Askerlerin %70’i Afrika ve Güney Asya ülkelerinden geliyor. BM, bir askere ayda 1.500 avro ödeme yaparak bu yoksul ülkelere önemli bir ekonomik katkı sağlıyor. Ancak, para bir barış gücü misyonunda yer almak için ideal bir motivasyon kaynağı değil ve bu durum, misyonların başarı oranını olumsuz etkileyebiliyor. Tüm bu unsurlar, barış gücü askerlerinin saygınlığının zedelenmesine ve misyonun temelindeki asil ama bir ölçüde saf ilkelerin yara almasına neden oluyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Almanya’nın ardından Fransa’da dron hareketliliği nedeniyle Belçika’ya destek verecek

eau.de.montagne2

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.