İstanbul ORTA ŞİDDETLİ YAĞMUR
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • BelemTürkTv
  • Dünya
  • Belçika
  • Belemtürk’ün Eğitimci Yazarı Murat Kolcu’nun Yeni Yazı Dizisi ”Yaşıyoruz Ama Nasıl? “

Belemtürk’ün Eğitimci Yazarı Murat Kolcu’nun Yeni Yazı Dizisi ”Yaşıyoruz Ama Nasıl? “

Belemtürk’ün Eğitimci Yazarı Murat Kolcu’nun Yeni Yazı Dizisi ”Yaşıyoruz Ama Nasıl? “
0

BEĞENDİM

YAŞIYORUZ AMA NASIL?

Hayatımızda yanlış giden ne? Ya da eksiğimiz, önem vermediğimiz, unuttuklarımız? Enerjimizi sarfettiğimiz şeylerde mi hata ediyoruz? Değerlerimiz dumura mı uğradı? Yoksa dengeyi mi tutturamıyoruz? Ne oluyor bize?

Aslında herkes neyin yanlış gittiğinin farkında, ama deve kuşu misali başımız toprağın altında. Zor geliyor yapmak, etmek, uğraşmak. Herşeyin kolayına kaçıyoruz. Ben merkezci, materyalist bir hayat yaşıyoruz. Maneviyatımız ve değerlerimiz azalmış. Kendimize sahip çıkmadığımız gibi, bize emanet edilen nesillerimize de kol kanat geremedik. Herbir birey kendi yalancı dünyasını oluşturmuş. Kalabalıklar içinde çok yalnızız. Asli yaratılış gayemize dönmediğimiz için varoluşsal acı çekiyoruz. Hiç kimse artık şu soruları kendi vicdanına yöneltmiyor; Neciyim? Nereden geliyorum? Nereye gidiyorum? Yolcu olduğumuzu unutmuşuz. Çıktığımız ise uzun bir yolculuk.

‘Bu yolculuk ise, alem-i ervahtan (ruhlar alemi), rahm-i maderden (anne rahmi), dünyadan, kabirden, berzahtan (ruhlar âlemi), haşirden, sırattan geçer bir uzun sefer-i imtihandır’ diyor bir asrın alimi.

Kahvehanelere, şans oyun yerlerine ya da en basiti sokaklara bir bakın. Kalabalık ötesi bir durum. Kalabalıklar ve kalabalık içindeki yalnızlıklar. Elimizi vicdanımıza koyup evlerimize bir göz atalım. Çocuklarımızla aramızda akıllı telefon, snapchat, instagram, facebook, dizi film dağları var. Bırakın konuşmayı, sohbet etmeyi, onlara ulaşamıyoruz bile. Babaları artık akıllı telefon, anaları dizi filmler olmuş. Eğitimlerini onlardan alıyorlar. Terbiyelerini diziler veriyor. Beyinlerine, ruhlarına artık onlar sahip. Üst beyinler istedikleri gibi şekil veriyorlar, evirip çeviriyorlar çocuklarımızı. Hakimiyet ellerinde. Bize de bakmak düşüyor. Düşünmeyen, sorgulamayan, sadece itaat eden, embesil ve hiçbir şeyden memnun olmayan bir nesil yetiştiriliyor. Başarmalarına ramak kaldı. Farkında mıyız? Hiç mi vicdanımız sızlamıyor? Nerede kaldı sorumluluklarımız?

Evlerimizde hiç ailecek bir araya gelerek okuma günleri ya da akşamları organize ettik mi? (Türk, dünya klasikleri, Tefsir…) Nazım Hikmet’in şiirindeki özellik nedir? Necip Fazıl kimdir? Halit Ziya Uşaklıgil, Kemal Tahir, Ömer Seyfeddin’in kısa hikayeleri, Elif Şafak ya da George Orwell, Paulo Coelho, Dostoyevski … Elmalılı Hamdi Yazır tefsiri. Bu insanlar ne yazmışlar ne anlatmışlar? Bizlerle neleri paylaşmışlar? Merak ettik mi?

Hiç hafta sonları ailecek geçen haftanın değerlendirmesini yaptık mı? Sorunlar, eksiklikler konuşuldu mu? Ya da ortak hatıraların oluşacağı eğlence, oyun akşamları, geziler düzenledik mi? Avrupa’nın farklı yerlerindeki şehirleri, müzeleri, sanat eserlerini, camileri (Endülüs, Paris, Duisburg, Londra…) ailecek en son ne zaman ziyaret ettik? Halbuki az bir gayretle başarabiliriz bunları. Aklımızı, kalbimizi ve hatıralarımızı aydınlatabiliriz. Kendimizle ve toplumla barışık hale gelebiliriz.

Çok mu ağır oldu yazdıklarım? Unutmayın son pişmanlıklar fayda vermez. Zaman çok çabuk geçiyor. Kıymetini bilelim. Ailemizle güzel anılar biriktirelim. Çocuklarımız aile ortamının sıcaklığını alabildiğine tatsınlar. Sonra başımızı ellerimizin arasına alır ‘nerede hata yaptık?’ diye kara kara düşünürüz.

Sağlıcakla kalın.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tüm Yorumlar (1)
  • Sultan Oytan
    7 yıl önce
    0 0

    Sevgili Oğlum,
    Yeni yazi dizini dikkatlice okudum, Onure oldum. Aklina, kalemine saglik.. Hayatımız da, yanliș giden, yașama alișkanliklarini bir, bir dile getirmișsin.
    Agaç yașken eğilir,
    Yilanin bașini kűçükken ezeceksin
    Bana dokunmayan yilan bin yașasin
    Sōz gűműșse, sűkut Altin dır, Atasōzlerini, yanliș zamanlar da ve yerler de kullandi isek…..
    Zamanimiz Teknolojisini de, bilinçsizce, cocuklarimiza oyuncak diye vererek,, Aman yemek yesin, aglamasin, ders calissin v. S. Bahanelerle, ellerine akıllı telefonlari, onlerine TV. Cocuk dizilerini, koyarak, hayal aleminde iç içe, yașatmaya bașlattik. Gercek ile hayali ayirt edemez, uyur, gezer durumundalar șu an da. Bunlara Ana, Baba da dahil oldu. Ve gercek lerin űzeri, bilmeden kapatilmaya calișildi., calișiliyor.
    ( İLİM, BİLİM TEKNOLOJİ YERINDE KULLANILDIGINDA HARIKAA PAHA BIÇİLMEZ BİR META)……… AMA, Yerine gōre kullanilmaz ise (COCUKLARIMIZ, KURBANLIK BİR KOYUN, TEKNOLOJI DE, ELİNDE BICAKLA BEKLEYEN BIR CANI) Durumunda gōzüküyor.. ANNE, BABA VE OĞRETMENLERIMIZE ÇOK İȘ DÜȘÜYOR.. ZAMAN GEÇMEDEN ZARARLI ALIȘKANLIKLARA DUR DEME ZAMANI GELDI. EFENDIM.. KOLAYLIKLAR DILERIM. BĂKİ SELAMLAR…..

Sıradaki haber:

Yunanistan’da öğretmenlerden olaylı gösteri

eau.de.montagne2