Ah eğitim, vah eğitim
Türk Dili ve Kültürü öğretmenlerine bir süredir vize verilmiyor. Anlayacağınız öğretmen sıkıntımız var. Birkaç sene evvel ‘Türk Dili ve Kültürü öğretmenlerinin Flaman bölgesinden seçilmeleri, müfredatın oluşturulması ve okullarla işbirliği konuları iki taraftan (Türkiye ve Belçika) heyetlerin katılacağı bir komisyon tarafından belirlenecek ve bu konuda çalışmalar başlatılacak’ deniliyordu. Ne oldu bilmiyorum! Herhalde unutulup gitti…
Peki gelecek nesiller Türkçelerini tv dizilerinden, şarkı sözlerinden mi öğrenecek? (Gerçi çok izlenilip dinlenilince Türkçelerinde bir ilerleme kaydedilebilir ama kötü tarafı, nesillerin embesil olma ve düşünme yetisini kaybetme ihtimali). Belki anne ve babalar dil konusundaki birikimlerini çocukarına aktarırlar…
Ne diyor dil bilim insanları: ‘Ana dilinde güçlü olanlar yabancı dile hakim olurlar’. Bu şu demek: ‘Ben dışarı çıkmak var?’ ya da ‘Ben school’a gidiyom’ gibi mutant cümleler kullanılmayacak. Konuştuğu dilin kişinin karakteri üstünde yapıcı ve sağlam etkisi olacak. Bu sağlamlık kültür ve şahsiyet bağlamında özgüveni de beraberinde getirecek.
Ya okullardaki çocuklarımızın başarısızlıkları? Aah ah! Bu konuda hangi birini yazayım bilmiyorum. Bu saydıklarım çoğunluğun umrunda mı? Hiç zannetmiyorum. Niye mi? Şu ana kadar gelecek için dert yanan, kapı kapı dolaşıp çare arayan birilerini hiç görmedim.
Çare demişken, bu sıralar Türkiye’den erasmus programıyla buralara gelen birçok üniversite öğrencisiyle tanıştım. Mühendislik, biyokimya … fakültelerine giden, master, doktora yapan, gelecek vadeden kapasiteli bir sürü güzel insan. İlgilenenler var mı acaba bu gençlerle? Buradaki çocuklarımıza ne de güzel kültür elçisi ve de örnek olabilirler. Belki istenilse, çocuklarımıza zayıf oldukları konularda ek dersler dahi verebilirler. Aklıma gelmişken, Türkiye’den üniversite diplomalı (fizik, kimya, matematik, Türk dili, İngilizce, ilahiyat vs… bölümlerinden) evlenip buralara gelmiş, branşı dışında her işi yapan, yabana atılamayacak kadar çok beynimiz var. Burada okumuş kariyer sahibi başarılı insanlarımızı unutuyor değilim. Acaba diyorum bari bu insanlarımızla ilgilenenler var mı? Ya da bu okumuş insanlarımız, çocuklarımız için ellerini taşın altına koyuyorlar mı?
Elli seneden beri buradayız. Ulaştığımız başarıları, elde ettiğimiz kariyerleri küçümsüyor değilim diyeceğim ama… İnanın bunların çok daha fazlasını yapmaya muktediriz. Gençlerimizin önü açılmalı, teşvik edilmeli. Demotive edenler ve ket vuranlara karşı hak arayışlarına gidilmeli. Okullarda ayrımcılık, ırkçılık konularında sesimiz topluca daha çok çıkmalı. Sınıflarda, öğretmenlerin tutumlarından dolayı okumayı bırakan birçok gençlerimiz bulunmakta. Normal dışı eğitim (Buitengewoon Onderwijs) ya da kısmi süreli (Deeltijds Onderwijs) kaderimiz olmamalı. Özellikle eğitim konusunda teşkilatlanmamız bir gerekliliktir. Yapmamız gereken sadece elimizde olan potansiyelimizi biraz gayretle harekete geçirmektir.
Artık yönümüzü eğitime sıkı bir şekilde çevirmenin zamanı gelmedi mi sizce?
Ne de güzel demiş Ziya Paşa: ‘Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde’.
Selamlar.
Naim Süleymanoğlu, akşam saatlerinde beyin kanaması nedeniyle acil ameliyata alındı
1
Belçika’da 3 seçim bölgesinde oy kullanılacak
110144 kez okundu
2
Belçika’da İnternette çıplak resimleri paylaşılan 14 yaşındaki kız çocuğu intihar etti
46447 kez okundu
3
Boşanma davasında eşlerin Türkiye’deki banka hesapları paylaşılır mı?
44662 kez okundu
4
Gent şehrinde Bulgaristan asıllı 2 Türk genç trafik kazasında yaşamını kaybetti
44004 kez okundu
5
Türk Genci İfade Vermek İçin Gittiği Polis Bürosundan Bu Halde Çıktı
38583 kez okundu
Köse yaziniz ilgiyle okudum. Harika tesbit ve tavsiyeleriniz var.
Bu yaziyi Egitim Müsavirligi araciligiyla bütün Belçika’da sosyal alanda çalisma yapan tüm derneklerin de okumasi lazim derim.
‘Efradını cami, ağyarını mani’ bir yazi olmus. Yüregine saglik.