BELEMTÜRK HABER MERKEZİ – Belçika’nın başkenti Brüksel’de son dönemde artan silahlı saldırılar, uyuşturucu çeteleri arasındaki çatışmaların yanı sıra çocukların ve gençlerin ağır silahlara ulaşabilmesini de gündeme taşıdı.
Sint-Gillis Belediyesinde pazartesi akşamı saat 21.30 sıralarında bir pizzacının önünde silahlı saldırı düzenlendi. O sırada restoranda bulunan aileler ve çocuklar, kurşunların hedefi olmamak için yere yatmak zorunda kaldı. Mahalle sakinleri, olayın gerçekleştiği asfalt üzerinde 18 kurşun izi tespit etti.
Polis, saldırıdan yaklaşık beş saat sonra, saat 02.20 sıralarında Jacques Franck Meydanı’nda iki şüpheliyi yakaladı. Şüpheliler olay yerinden yaklaşık 500 metre uzaklıkta durduruldu. Şüphelilerden birinin, güvenlik kameralarındaki saldırganlardan birinin taktığı şapkaya benzer bir şapka taşıdığı belirlendi. Polis köpeği ise şüphelilerin ellerinde barut izleri tespit etti.
İki şüpheli de çocuk çıktı
Soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri, yakalanan iki şüphelinin de reşit olmaması oldu.
Polise göre iki genç, elektrikli scooter kullanıyordu. Üzerlerinde iki savaş tipi silah ve iki tabanca bulundu. Scooterlardan birine ayrıca bir silah şarjörü bağlandığı tespit edildi.
Ele geçirilen silahların AK-47 tipi Kalaşnikof tüfekler ve Glock tipi tabancalar olduğu belirtildi.
Polis, olayın Brüksel’deki uyuşturucu çeteleri arasındaki bölge hakimiyeti mücadelesiyle bağlantılı olduğunu değerlendiriyor.
“10 yıl önce gençlerin bu silahlara ulaşması neredeyse imkânsızdı”
Vrije Universiteit Brussel’den kriminolog Mattias De Backer, Brüksel’deki uyuşturucu piyasasının iki farklı boyutu bulunduğuna dikkat çekiyor.
De Backer’a göre bir tarafta uluslararası organize suç grupları bulunurken, diğer tarafta eğitim sisteminden kopmuş, sosyal açıdan dezavantajlı çevrelerden gelen ve kamu kurumlarıyla bağı zayıflamış gençler yer alıyor.
Bu gençlerin, kısa sürede yüksek miktarda para kazanma vaadiyle uyuşturucu ticaretine çekilebildiği ve bazı durumlarda şiddet olaylarında kullanılabildiği belirtiliyor.
Flaman Barış Enstitüsü Direktörü Nils Duquet ise silahlara erişimin son 10 yılda ciddi biçimde değiştiğini söylüyor.
Duquet, yaklaşık 10 yıl önce Brüksel’deki gençlerin savaş tipi silahlara ulaşmasının oldukça zor olduğunu, bu tür silahlara genellikle yalnızca büyük suç örgütlerinin sahip olduğunu belirtiyor. Ancak son yıllarda artan silahlı şiddetin silah arzını da büyüttüğü ve bunun bir kısır döngü oluşturduğu ifade ediliyor.
Silahların önemli bölümü Balkanlar’dan geliyor
Uzmanlara göre Brüksel’de dolaşımda bulunan savaş tipi silahların büyük bölümü Balkanlar üzerinden geliyor.
Eski Yugoslavya’daki savaşların ardından bölgede çok sayıda silahın kaldığı ve bu silahların yıllar içinde karaborsaya çıktığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu silahların dayanıklı olması ve Balkanlar’daki stokların hâlâ tükenmemiş bulunması nedeniyle yasa dışı silah ticaretinin devam ettiğini ifade ediyor.
Ayrıca 2024 ve 2025 yıllarında Brüksel’e gönderilmek üzere hazırlanan büyük miktarda silahın ele geçirildiği de belirtiliyor. Bunlar arasında seri numarası bulunmayan silahların da olması, uzmanlarda Avrupa dışındaki yasa dışı üretim merkezleri konusunda soru işaretleri oluşturuyor.
Gençler çeteler tarafından silahlı görevlere çekiliyor
Nils Duquet’e göre gençlerin silahlara ulaşmasının iki temel yolu bulunuyor.
İlk yöntemde suç örgütleri, sosyal açıdan kırılgan durumdaki gençleri çeşitli görevler için kullanıyor. Başlangıçta gözcülük yapmak veya bir paket teslim etmek gibi basit görevler verilen gençlere, zamanla internet üzerinden ya da yüz yüze daha ciddi talimatlar verilebiliyor.
İkinci yöntem ise gençlerin silahları kendilerinin satın alabilmesi.
Uzmanlara göre geçmişte yasa dışı silah satın almak için suç dünyasında bağlantılara ihtiyaç duyulurken, günümüzde Telegram gibi mesajlaşma uygulamaları üzerinden satıcılara ulaşmak mümkün hale geldi.
Karaborsada bir Kalaşnikof’un yaklaşık 2 bin ila 3 bin euro arasında satıldığı belirtiliyor.
Brüksel’de saldırılar birbirini takip ediyor
Uzmanlar, son günlerde Brüksel’de peş peşe yaşanan silahlı saldırıların da dikkat çekici olduğunu belirtiyor.
Duquet’e göre bir saldırının ardından birkaç gün içerisinde yeni saldırıların yaşanması sık görülen bir durum haline geldi. Bunun arkasında gençlerin daha dürtüsel hareket etmesi ve bir saldırının karşı saldırıyı tetiklemesi bulunuyor.
Uzmanlar, bu tür olaylarda üç temel model görüyor:
Saldırganın işi tamamlamak amacıyla olay yerine yeniden dönmesi,
Önceki bir saldırıya misilleme yapılması,
Medyada yer alan bir saldırının başka kişileri benzer eylemlere yönlendirmesi.
“En zor soru, bu gençleri yeniden topluma kazandırmak”
Kriminolog Mattias De Backer, gençlerin suç ve şiddet döngüsünden nasıl çıkarılacağı konusunda kolay bir çözüm bulunmadığını belirtiyor.
De Backer’a göre gençlerin yeniden toplumla bağ kurmasını sağlayacak
mekanizmaların geliştirilmesi gerekiyor. Polis de bu süreçte önemli bir rol oynarken, gençler arasındaki otorite ve güven sorunlarının da ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
Brüksel’de iki reşit olmayan şüphelinin AK-47 tipi silahlar ve tabancalarla yakalanması, başkentte yasa dışı silah piyasasının artık yalnızca organize suç örgütlerinin sorunu olmadığını; gençlerin de bu tehlikeli suç ağlarının içine çekilebildiğini bir kez daha ortaya koydu.
Belçika’da Türk kadını Melek Özdemir, yürüyüş yaptığı sırada polis köpeğinin saldırısına uğradı.
1
Belçika’da yüzlerce kişiyi dolandırdığı iddia edilen Türk vatandaşı Ömer K. Türkiye’de ölü bulundu
14178 kez okundu
2
Belçika Gent’te Türk ailenin yaptığı kazada ağır yaralanan 7 yaşındaki Bulut Ö. hayatını kaybetti
13805 kez okundu
3
Belçika’nın Anvers şehrinde 5 kuyumcu gözaltına alındı
9445 kez okundu
4
Gent şehrinde trafik kazasında hayatını kaybeden 7 yaşındaki Bulut Özlü toprağa verildi
8186 kez okundu
5
Belçika Anvers Mahkemesi, Emirdağlı Cafer Çardak’ın katiline müebbet hapis cezası verdi
8125 kez okundu