İstanbul KAPALI 11°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Belçika’da kolon kanseri vakaları artıyor

Belçika’da kolon kanseri vakaları artıyor
0

BEĞENDİM

Belemtürk Haber Merkezi – Kanserle Mücadele Vakfı’nın son verilerine göre, Belçika’da 40 yaş altı bireylerde kolon kanseri vakalarında ilk kez belirgin bir artış tespit edildi. Erkekler ve kadınlar arasında, kolon kanseri ülkede en yaygın görülen üçüncü kanser türü olma özelliğini taşıyor. Yapılan çalışmalar, bağırsak bakterilerinin bu hastalığın oluşumu ve ilerlemesinde kritik bir rol oynayabileceğini ortaya koyuyor.

Son veriler, Belçika’da 40 yaş altındaki bireyler arasında kolon kanserinin giderek daha yaygın hale geldiğini ortaya koyuyor. 2004 yılından bu yana bu yaş grubunda her yıl yaklaşık %3 oranında bir artış gözlemleniyor. Bu grup, genel nüfusa kıyasla daha küçük bir kesimi oluşturmasına rağmen, ne yazık ki her geçen yıl büyümeye devam ediyor. Üstelik, bu yaş grubunda kolon kanseri daha az sıklıkla görüldüğünden, hastalık genellikle teşhis edildiğinde ilerlemiş bir aşamada oluyor.

40-49 yaş aralığındaki bireylerde tanı oranları sabit bir seyir izlerken, 50 yaş ve üzerindeki grupta ise 2012’den itibaren her yıl %2 ila %4 oranında bir düşüş gözlemleniyor. Bu düşüşün nedenlerinden biri, 50 yaş ve üzerindeki kişilere sunulan ücretsiz tarama hizmetleri olarak öne çıkıyor. Genel olarak 5 yıllık sağ kalım oranı ise %70,5 düzeyinde seyrediyor. 2023 yılı verilerine göre teşhis edilen yeni vakaların %7’si 50 yaşın altında, %2,6’sı ise 40 yaşın altındaki kişilerden oluşuyor. 40 yaş altındaki bireylerde kolorektal kanser sıklığındaki artışın, özellikle Batı ülkelerinde gözlemlenen küresel bir eğilim olduğu belirtiliyor.

KU Leuven’de onkoloji profesörü ve Kanserle Mücadele Vakfı eş başkanı Profesör Eric Van Cutsem, 40 yaş altındaki bireylerde kolon kanseri vakalarındaki belirgin artışın çoklu faktörlere dayandığını ifade ediyor.

Kolon kanserinde bakterilerin önemi büyüktür. Bağırsak mikrobiyomu, yani bağırsaklarımızda bulunan ve çoğunluğu bakterilerden oluşan mikroorganizma topluluğu, bu süreçte kritik bir rol oynar. Yapılan son araştırmalar, mikrobiyomun yalnızca kolon kanserinin oluşumunda değil, aynı zamanda hastalığın ilerleyişi ve tedaviye verilen yanıtta da etkili olduğunu ortaya koyuyor.

Gent Üniversitesi biyomedikal mikrobiyoloji profesörü Lars Vereecke’ye göre, mikrobiyom sağlığımız son 10 yılda ciddi bir bozulma göstermiş durumda.

Profesör Vereecke, sık antibiyotik kullanımı ve Batı tarzı beslenmenin olumsuz etkilerine dikkat çekiyor. Aslında, bu bakteri çeşitliliği sağlığın önemli bir göstergesi. Bağırsak ekosisteminin karmaşıklığı ne kadar artarsa, bağışıklık sistemi ve bağırsak duvarı o kadar güçlü desteklenir. Bu durum, örneğin kolon kanserine karşı korunmada önemli bir rol oynar.

Profesör, bazı bakterilerin bağırsak duvarında DNA hasarına yol açabilecek, iltihaplanmayı tetikleyebilecek veya tümörlere karşı bağışıklık sistemimizi baskılayabilecek toksinler ürettiğini belirtiyor.

Kolon kanserlerinin yalnızca %15 ila %20’si kalıtsal nedenlerle ortaya çıkar. Ancak büyük bir kısmında çevresel etkiler ve yaşam tarzımız önemli bir rol oynar. Aynı faktörler, bağırsak mikrobiyomumuzun sağlığını da doğrudan etkiler.

Bağırsaklarımızı sağlıklı tutmak için neler yapabiliriz?

Bazı gıdaların kolon kanseri riskini artırabileceği biliniyor. Profesör Van Cutsem bu konuda kırmızı ve işlenmiş etin bu hastalıkla ilişkilendirildiğini belirtiyor. Ayrıca aşırı alkol tüketimi, hayvansal yağlar ve genel olarak işlenmiş gıdalar da benzer şekilde risk faktörü olarak öne çıkıyor. Doğrudan bir ilişki olmasa da, bu yiyeceklerin bağırsak duvarına zarar verebilecek maddeler içerdiği ifade ediliyor.

Buna ek olarak, Van Cutsem, obezite ve fiziksel aktivite eksikliğinin hem 50 yaş üstü bireylerde hem de gençlerde riski artırdığını vurguluyor.

Gent Üniversitesi’nde biyomedikal mikrobiyoloji profesörü Lars Vereecke, “Çeşitli taze meyve ve sebzeler gibi lif açısından zengin bir diyetin hastalığa karşı koruyucu etkisi vardır. Lahana turşusu, yoğurt, kefir ve kimchi gibi fermente ürünler sağlıklı bir mikrobiyom için faydalı olabilir. Ancak bu ürünlerin kolon kanserine karşı koruma sağladığı henüz bilimsel olarak kanıtlanmamıştır.

Daha fazla egzersiz yaparak mikrobiyomunuzu iyileştirmek sağlığınız için faydalı bir adım olabilir.

Profesör Vereecke, sağlığımızı etkileyen unsurlar arasında her zaman şans faktörünün de bulunduğunu belirtiyor. Sağlıklı bir diyet uygulayıp düzenli egzersiz yapmanıza rağmen, yine de kolon kanseri gibi hastalıklarla karşılaşma olasılığınızın olduğunu ifade ediyor. Bunun yanında, PFAS gibi ‘kalıcı kimyasallar’ ve çevresel kirlilik türleri gibi kontrolümüz dışında kalan faktörlerin de sağlığımız üzerinde rol oynadığına dikkat çekiyor. Toksinlere maruz kalmanın giderek arttığını vurgulayan Profesör, kimyasalların etkisinin önemli olabileceğini ancak bu konuda yeterince araştırma yapılmadığını dile getiriyor.

Kolon kanseri belirtileri

Kolon kanseri, en yaygın görülen kanser türleri arasında yer alır. Genellikle kolon veya rektumda baş gösterir ve hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması sonucu kötü huylu bir tümör oluşumu ile kendini gösterir.

Aşağıdaki belirtilerden herhangi biri gözlemlendiğinde, detaylı bir inceleme yapılması önemlidir:

Dışkıda kan veya mukus bulunması

Bağırsak alışkanlıklarında ani değişiklikler

Sebebi açıklanamayan sürekli karın ağrısı

Açıklanamayan kilo kaybı

Azalan iştah

Yoğun halsizlik veya tükenmişlik hissi

Belçika hükümeti, 50 ile 74 yaş arasındaki tüm vatandaşlara her iki yılda bir ücretsiz dışkı testi imkânı sunuyor. Kanserle Mücadele Vakfı ise bu testi yaptırmaları için herkese çağrıda bulunuyor. Stop Darmkanker, Takeda Belçika ve Belçika Tıbbi Onkoloji Derneği (BSMO) gibi kuruluşlar, Belçikalıların sadece yarısından biraz fazlasının bu tarama programına katıldığını belirtiyor. Bu nedenle, tarama programının daha erişilebilir hale getirilmesini ve alt yaş sınırının 45’e çekilmesini talep ediyorlar. Ancak, Kanserle Mücadele Vakfı eş başkanı Van Cutsem ve Flaman hükümeti gibi bazı yetkililer, mevcut durumda tarama yaşının düşürülmesine karşı çıkıyor.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Sıradaki haber:

Belçika telekomünikasyon şirketi Proximus, 2030 yılına kadar 1.200 kişiyi işten çıkarmayı planlıyor.

eau.de.montagne2

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.